26 Nisan 2012 Perşembe

Kuran-ı Kerim Dinle







İslami Marşları Dinlemek için...

25 Nisan 2012 Çarşamba

İrab

İrab, kelimenin yapısına göre üç şekilde isimlendirilir:

1-Lafzî irab: irabın açıktan olduğu durumlardır. Yani irab işareti açıkça telaffuz edilir, yazılır veya görülür. Bütün normal isimlerde irab lafzî olur. Lafzî irab almış bir kelime için lafzen merfu, lafzen mansub veya lafzen mecrur ifadeleri kullanılır.

2- Mahallî irab: Cümle içerisindeki konumu ne olursa olsun son harekesi değişmeyen (mebni) kelimeler, diğer bir ifade ile başındaki amilin etkisi, açıkça gözükmeyen kelimelerin irabı için kullanılan bir ifadedir. Bu kelimelerin cümledeki konumları ne olursa olsun (özne, nesne vs.) son hareke şekilleri değişmez. İşte bu kelimeler için, cümle içerisinde almış oldukları irab durumlarına göre “mahallen merfû”, “mahallen mansûb”, “mahallen mecrûr” ifadeleri kullanılır.

Mahallî irab, başta mebni kelimeler ve değişik durumlardaki cümleler ve cümlemsi yapılar için kullanılır.

2-Takdirî İrab: Bazı kelimelerde, telaffuzun zorluğu gibi bir nedenden dolayı irab işareti açıkça görülmez veya telaffuz edilmez. Bundan dolayı irab işareti “takdir” edilir, yani öylece var sayılır. Takdirî irab, Nâkıs isimlerde, Maksûr isimlerde ve Mütekellim (ben şahsı) için olan ي (bitişik zamiri) ile isim tamlaması yapan, yani bu zamire muzaf olan isimlerde görülür.



Değerlendirme Soruları:


1- Aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır.

a-        Cümle içerisinde hiçbir şekilde son harekesi/yapısı değişmeye kelimelere mebni denir.

b-        Muzari fiillerin tamamı mebnidir.

c-         Ref irab işareti hem isimlerde hem de fiillerde bulunur.

d-        Cer işareti sadece isimlerde bulunur.

2- Aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur.

a-        Başında nasbeden edat bulunan mazi fiiller mansub olur.

b-        Muzari fiillerin cemi müennes nunu bitişmiş olan kipleri murebdir.

c-         Ref işareti almış olan isim “lafzen merfu” diye nitelenir.

d-        Bazı isimler irab işareti almaz.

3- İsimlerde irab konusuyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez.

a-        Bütün isimler mureb sayılmaz.

b-        Bazı isimlerin irabı harf ile olur.

c-         Nakıs isimlerin irabı ref ve cer durumları takdiri olur.

d-        İsmin yapısı ne olursa olsun irabı lafzî olur.

4- الصَّلاَةُ عِباَدَةٌ يَتَقَرَّبُ بِـهاَ الْـمُسْلِمُ إلى اللهِ، و هِيَ أساَسُ الدِّينِ، İfadesi için aşağıdakilerden hangisi doğru olur:

a-        Bütün irab şekilleri (lafzî, mahallî ve takdirî) vardır.

b-        Sadece takdirî irab şekli vardır.

c-         Sadece mahallî irab şekli vardır.

d-        Sadece lafzî ve mahallî irab şekli vardır.

5- فَرَضَ اللهُ الصَّلاَةَ عَلَى الْـمُسْلِمِينَ cümlesinde altı çizili kelimenin irabı:

a- Lafzen mansub, nasb işareti fethadır.                                      
b- Lafzen mecrur, cer işareti kesredir.
c- Lafzen mecrur, cer işareti “ye”dir.                                                             
d- Mahallen mansubdur, çünkü mebnidir.

6- Aşağıdaki kelime gruplarından hangisinin tamamı mebnidir:

a- هُوَ ، هَذاَ ، كَتَبَ ، الَّذاَنِ                                                                                                
 b- هُوَ ، هَذاَ ، يَكْتُبُ ، الَّذاَنِ
      c- هِيَ ، هَذاَ ، كَتَبَ ، الَّذي                                                                                
     d- هُماَ ، هَذاَ ، يَكْتُبُونَ ، الَّتي

7- Aşağıdaki fiillerden hangisi mebnidir:

a- لَمْ يَكْتُبْ                                                                                                 
b- لَنْ يَكْتُبَ
      c- يَكْتُبْنَ                                                                                                     
d- لاَ أَكْتُبُ

8- Aşağıdaki kelimelerden hangilerinin tamamı âmil (kendinden sonraki kelimeyi etkileyen) değildir:

     a- لَمْ ، لَنْ ، في                                                                                           
b- لاَ ، لَمْ ، هَلْ
c- أنْ ، إنَّ ، كاَنَ                                                                                      
d- هَلْ ، لاَ ، أمْ

9- Aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır.
a- Normal isimlerin tamamı lafzî irab alırlar.                 
b- Mebni kelimelerin bazıları takdiri irab olur.
c- “vâv” harfi fetha yerine irab işareti olur.                                  
d- “ye” harfi fetha veya kesre yerine irab işareti olur.

10- Aşağıdaki hangi irab isimleriyle irab işaretlerinin eşleştirmeleri doğrudur:

a- Ref işaret: “vav” -  “elif” – “ye”                                                    
b- Nasb işaret: “elif” – “ye” – “fetha” “kesre”
c- Cer işareti:  “ye” – “fetha” - “vav”                                              
d- Cezm işareti: “harekenin hazfi” – “nun harfinin varlığı”

İSM-İ ZAMAN VE İSM-İ MEKÂN

İSM-İ ZAMAN VE İSM-İ MEKÂN

Eylemin soyut anlamına ilaveten meydana geliş zamanını ve yerini belirtmek için türetilen isimlerdir. Kısaca söylemek gerekirse ism-i zaman/ism-i mekân eylemin soyut anlamı, zamanını ve yerini belirten isimlere denir.

İsm-i zaman ve ism-i mekânın ifade ettiği anlamı başka sözcüklerle de anlatmak mümkündür. Ancak ism-i zaman ve ism-i mekânın en belirgin özelliği, birkaç sözcükle ifade edilebilen anlamı tek başına ifade edebilmesidir.

I- Sülâsî Mücerred Fiillerin İsm-i Zaman ve İsm-i Mekân Kalıpları

Sülâsî mücerred fiillerin ism-i zaman ve ism-i mekânlarının iki ortak kalıbı vardır. Bu iki kalıbın ortak özelliği, her ikisinde de kök/asıl harflerin başına fethalı bir mîm getirilerek bunu takip eden birinci asıl harfin sâkin kılınmasıdır. Farkı ise âyne’l-fiilinin/ikinci asıl harfinin fethalı veya kesre olmasıdır.

1. مَفْعَل  Kalıbı: Bu kalıpta görüldüğü gibi, ilk harf zammeli mîm, kök kelimenin ayne’l-fiili (veya sondan bir önceki harf) fethadır.

A. Sülâsî sahih fiillerde: Muzâri kipinin ayne’l-fiilinin/ikinci asıl harfinin harekesi zamme veya fetha ise, ism-i zaman ve ism-i mekânı bu kalıptan gelir.

Mebnîlik


Mebnîlik: Bir kelimenin harekesinin veya yapısının değişmemesi demektir.


Mebnî: Cümle içerisindeki yeri ne olursa olsun, son harekesi veya değişmeyen değişmeyen kelime demektir. Harekesi veya yapısı değişmeyen kelimeye mebni denir. Mebni kelimeler: Fetha üzere mebni,  zamme üzere mebni, kesre üzere mebni,  sükûn üzere mebni,  nûnun hazfi ile mebni, son harfin hazfi ile mebni şeklinde mebni oldukları belirtilir. Mebnilik bütün kelime gruplarında olabilir. Bunlar:

1.    Harfler: Bütün harfler mebnidirler. Yani cümle içerisinde yapıları her zaman aynıdır. Harfler için “irapda mahalli yoktur” ifadesi kullanılır. Son harekesi ne ise öylece mebnidir. Örnek:

2.    Fiiller: Fillerin mebni oluşları şu şekildedir.

a.    Mazi fiillerin tamamı mebnidir: Mazi fiillerin mebni oluşları üç şekildedir:

                     i.    Sonuna fiil çekimindeki harekeli zamir bitişen kipler sükûn üzere mebnidir:

                    ii.    Cemi vâvı bitişmiş olan kipler zamme üzere mebnidir.

                  iii.    Bu iki maddenin dışındaki kipler, yani sonuna harekeli zamir veya cemi vâvı bitişmemiş kipler fetha üzere mebnidirler.

Aşağıdaki fiil çekimi tablosuna bakıldığında, fiil çekimindeki zamirlerin bulunduğu kiplerin sükûn üzere mebni oldukları; diğer kiplerin ise fetha/zamme üzere mebni oldukları görülmektedir:



Sükûn üzere mebni
كَتَبْتُمـاَ

كَتَبَ
Fetha üzere mebni
كَتَبْتُمْ

كَتَباَ
كَتَبْتِ

كَتَبُوا
Zamme üzere mebni
كَتَبْتُمـاَ

كَتَبْتَ
Sükûn üzere mebni
كَتَبْتُنَّ

كَتَبَتاَ
Fetha üzere mebni
كَتَبْتُ

كَتَبْنَ
Sükûn üzere mebni
كَتَبْناَ

كَتَبْتَ

Sonu illetli fiiller takdiren mebnidirler رَمَى ، دَعاَ gibi.

b.    Emir fiiller: Emir fiiller üç şekilde mebni olur:

                     i.    Sahih fiillerde sonuna bir şey bitişmemiş kipler sükûn üzere mebnidir. Müenneslik nûnu bitişmiş olan kipler sükûn üzere mebnidir.

                    ii.    Sonu illetli fiillerde, illetli harfin hazfi ile mebni olur.

                  iii.    Tensiye elifi, cemi vâvı veya muhataba ya’sı bitşen fillerde ise nûnun hazfi ile mebni olur.

Bu durumu fiil çekimi tablosuna inceleyelim:

«nûn»un hazfi ile mebni.
اُكْتُبِي

Sükûn üzere mebni.
اُكْتُبْ
اُكْتُباَ
İlletli fiillerde son harfin hazfi ile mebni.
اِرْمِ اغْزُ
«nûn»un hazfi ile mebni.
اُكْتُباَ
Sükûn üzere mebni.
اُكْتُبْنَ
اُكْتُبُوا

c.                       Sonuna müenneslik ve tekid nûnu bitişmiş muzari filler:

                    i.          Müenneslik nûnu bitişen muzari fiiller sükûn üzere mebnidir.

                   ii.          Tekid nûnu bitişen fiiler fetha üzere mebnidir. Örnek:

الْواَلِداَتُ يُرْضِعْنَ أوْلاَدَهُنَّ ؛  لَيَكْتُبَنَّ عَلِيٌّ

- Anneler çocuklarını emzirirler; Ali mutlaka yazacak.

3.                       Bazı İsimler: İsimlerde asıl olan mureb olmaktır. Ancak bazı isimler ya kendiliğinden veya yapısı itibariyle mebnidir veya her hangi bir sebepten dolayı mebnilik kazanmıştır. Yapısı itibariyle mebni olan isimler:

a-        Bütün zamirler mebnidir.

b-        İşaret isimleri mebnidir, (tesniyeleri hariç):

c-         İsmi mevsuller mebnidir, (tesniyeleri hariç):

d-        Soru isimleri mebnidir.

e-        Terkip/bileşik yapıdaki özel isimler: سِيبَوَيْهِ (Sibeveyh)

f-         İsim fiiller: Fiil olmadığı halde fiil anlamını taşıyan kelimeler صَهْ = Sus.

g-        فَعاَلِ vezninde olan müennes özel isimler veya hakaret anlamına gelen sıfatlar: حذامِ  = Hazâmi (özel isim), لَكاَعِ = alçak kadın.

h-        Bazı zarflar : أمسِ = dün, gibi.


4.                      Sonradan Mebni Olan Kelimeler

Bundan önce gördüğümüz mebniler, aslında mebni olan kelimelerdir. Bazı kelimeler ise mebni olmadığı halde cümle içerisindeki konumları veya başka kelimelerle oluşturdukları terkip (bileşik kelime) gereği mebni olurlar. Bunlar:

a-    Müfred ve nekre-i maksude olan münada:

b-   Cinsi nefyeden لا nın ismi:

c-    Yön isimleri (esmau’l-cihât):

d-   Tamlama halinde olmayan حسبُ ، غيرُ ، قبلُ، بعدُ gibi bazı kelimeler.

e-   11-19 arası (12 hariç) mürekkep (bileşik) sayılar



ÖZET:

Arapçada bir kelime, cümle içerisinde aldığı göreve göre son harekesinde veya yapısında değişiklik kabul edip etmemesi bakımından ikiye ayrılır. Kabul eden kelimelere “mureb” , etmeyen kelimelere “mebnî” denir. İşte bir kelimenin cümle içerisinde harekesinin veya yapısının değişmemesine mebnîlik; değişmesine ise irâb denir. Mebni kelimeler: Fetha üzere mebni,  zamme üzere mebni, kesre üzere mebni,  sükûn üzere mebni,  nûnun hazfi ile mebni, son harfin hazfi ile mebni şeklinde mebni oldukları belirtilir. Mebnilik bütün kelime gruplarında olabilir. Başta bütün harfler mebnidirler. Harfler için “irapda mahalli yoktur” ifadesi kullanılır. Aynı şekilde mazi fillerin tamamı mebnidir.

İsimlerden mebni olanlar ise şunlardır: Zamirler, İşaret isimleri (tesniyeleri hariç), ismi mevsuller (tesniyeleri hariç), soru isimleri, terkip/bileşik yapıdaki özel isimler, isim fiiller vs. Bunun yanında bazı mebni olmayan isimler, cümle içerisindeki görevi nedeniyle veya başka bir kelime bileşik kelime oluşturduğu için mebni olabilirler.

Arapçada anlamlı bir cümleyi oluşturan kelimeler, cümle içerisindeki görevi (öge oluşu) gereği bir birlerini etkilerler. Bu etkileşim içerisinde etkileyen kelimeye “âmil”; etkilenen kelimeye “mamûl”; bu etkinin kelime üzerindeki şekli görüntüsüne ise “irâb” denir. Arapçada etkileyen, yani âmil durumunda olan kelimelerin tamamına avâmil denir. Bunlar: Fiiller, muzari fiili nasbeden edatlar, muzari fiili cezmeden edatlar, كاَنَ  ve benzeri nakıs fiiller, إنَّ ve benzeri edatlar, harfi cerler, muzâf olan isim.

Bir ismin veya fiilin, başına her hangi bir âmilin gelmesiyle sonundaki harekenin veya sonundaki yapının değişmesine «İrâb» denir. Buna göre «irâb», cümlede yer alan bir kelimeye özne, nesne, tümleç ya da tamlanan gibi bir görevin işaretini belirten durum demektir. Bu görevlerden her birinin kendine özgü işaretleri vardır. İşte bu işaretlere «irâb alametleri» denir. Âmilin gerektirdiği bu değişikliği kabul eden kelimeye «mureb» veya «mamul», yani irab almış kelime denir.